Sultan Mehmed Çelebi Han Babası: Sultan Bayezid Han Annesi:
Devlet Hatun Doğduğu Tarih: 1387 Padişah Olduğu Tarih:
1413 Öldüğü Tarih: Mayıs 1421
1413-1421 tarihleri arasında
Osmanlı tahtına oturan Sultân Mehmed Çelebi, 781/1380 yılında
Germiyanoğullarından Süleyman Şah’ın kızı Devlet Hâtun’dan dünyaya
gelmiştir. Asil ve dindar bir devlet adamı olan Mehmed Çelebi, bazı
tarihçiler tarafından Osmanlı Devleti’nin ikinci kurucusu ve 9. asrın
müceddidi kabul edilmektedir.
Babasının esareti sırasında vezir
Bâyezid Paşa’nın tavsiyelerine uyarak Amasya’ya gitti ve padişahlığını
ilan etti. Kardeşi İsa Çelebi’yi tasfiye etti. Ancak Süleyman Bey’in
Ankara’ya kadar gelmesi üzerine, Amasya-Tokat-Sivas bölgesiyle yetindi.
İyi bir diplomattı. Musa Çelebi önce Mehmed Çelebi’ye itaat etti. Ancak
1410 yılında Rumeli’de saltanatını ilan edince durum değişti. 1413 yılında
kardeşi Musa Çelebi’nin öldürülmesinden sonra, Osmanlı tahtının tek vârisi
olarak kaldı. Osmanlı tarihçileri tarafından yeni asrın yani Hicrî
9. asrın siyâset alanında müceddidi olarak kabul
edilmektedir.
Çelebi Mehmed Rumeli’ndeki olaylarla uğraşırken,
Karamanoğlu yine harekete geçti. Germiyanoğlu Yakub Bey’in Mehmed
Çelebi’ye itaatini bildirmesi üzerine Bursa’yı kuşattı. Hacı İvaz Paşa’nın
kahramanca müdafaası üzerine Yıldırım Bâyezid’in sur dışında kalan kabrine
hakaret bile etti. İşte bu kargaşa içinde Sultânlık koltuğuna oturan
Mehmed Çelebi, Aydın’daki Candaroğullarının da tabiiyetini kabul ettikten
sonra Karamanoğlu’nun üzerine yürüdü ve halasının oğlu olan Karamanoğlu
II. Mehmed Bey’i esir aldı. Sonra affetti. Bu arada Venedik donanmasına
karşı 1416 yılında Çalı Bey komutasındaki Osmanlı donanması hücuma geçti,
ancak mağlup oldu. Buna karşılık Macar Kralı Sigismund’un haçlı seferi
teşebbüsü, Mehmed Çelebi’nin bir paşası olan Gâzî İshak Bey tarafından
püskürtülünce Osmanlı prestij kazandı. İshak Bey’in 1415 muharebesinden
sonra Türklerin Bosna Sarayı dedikleri Sarajevo Osmanlı’nın eline geçti.
İshak Bey’in Rumeli’deki bu fetihleri Romanya ve diğer Balkan bölgelerinde
de devam etti. Sultân Mehmed de boş durmuyor ve Sinop’daki Candar
Beğliğinin bir kısım topraklarını Osmanlı Devleti’ne ilhak ediyordu.
Osmanlı Devleti, yeniden eski
ihtişamına kavuşmak üzere iken, iç ve dış düşmanlar, iki büyük gaileyi
Osmanlı Devleti’nin başına açmakta gecikmediler. Ancak Sultân Mehmed’in
fevkalade basiretli idaresi ve Allah’ın yardımıyla bu iki büyük bela da
aşıldı.
Bunlardan birincisi, Şeyh Bedreddin isyânı idi. Musa
Çelebi’nin Kazaskeri ve bir nevi Şeyhülislâmı olan bu ilim adamı, belli
çevrelerce kullanıldı. Musa Çelebi’nin tasfiyesinden sonra Sultân Mehmed
tarafından yüksek bir maaş verilerek İznik’te mecburi ikamete zorlanan
Şeyh Bedreddin, Aydın ve İzmir taraflarında fesada başlayan Börklüce
Mustafa ve Manisa civarında ortaya çıkan ve aslında bir Yahudi dönmesi
olan Torlak Kemal ile olan eski ilişkilerinden korkarak,
Kastamonu-Sinop-Kefe üçgenini takipten sonra Eflak Voyvodasına sığındı.
Daha önce Şeyh Bedreddin’in kazaskerliği sırasında onun kethüdalığını
yapan Börklüce Mustafa, İzmir’de, Urla yarımadasının kuzey tarafındaki
Karaburun’da, Yahudi dönmesi Torlak Kemal ise, Manisa’nın Kızılbaşlarla
meskûn bölgelerinde Osmanlı Devleti’nin aleyhinde bir isyan hareketine
hazırlık yapıyorlardı. Şeyh Bedreddin’in de Rumeli’de bu tür hareketlere
girişme teşebbüsleri bardağı taşıran son damla oldu. Bizans bunları
şiddetle destekliyordu. Ordularının sayısı 5.000 ve 10.000’lerle ifade
edilen ve Dede Sultân diye de anılan Börklüce Mustafa’nın isyanı, Timurtaş
Paşa-zade Ali Bey’in de mağlup olmasıyla ciddileşti. Mehmed Çelebi’nin
oğlu Şehzâde Murâd, Bâyezid Paşa’nın da yardımıyla Börklüce Mustafa ve asi
kuvvetlerin üzerine yürüdü ve ele geçirilen Dede Sultân idam edildi. Bunu
Torlak Kemal’in tepelenmesi izledi ve böylece Osmanlı Devleti’nde ilk
ciddi alevi isyanı bastırılmış oldu.
Bunun üzerine Rumeli’deki
Deliorman’da yerleşen Şeyh Bedreddin isyanı genişletme çabalarını
sürdürdü. Selanik taraflarında Düzmece Mustafa ile meşgul olan Sultân
Mehmed, olayı duyunca hemen Serez’e geldi ve Bâyezid Paşa’nın gayretiyle
Şeyh Bedreddin ele geçirildi ve Serez çarşısında idam edildi. İdamına
fetvâ veren ise, Sa’deddin Teftezâni’nin talebelerinden olan Herat’lı
Mevlânâ Haydar’dır. 1420 yılında bu olay da
kapatılmıştır.
Sultân Mehmed’in ikinci belası
ise, Timur tarafından esir alınarak 16 yıl ortadan kaybolan ve ancak
Bizans ve benzeri dış düşmanların tahriki ile saltanat iddiasıyla ortaya
çıkan Yıldırım’ın gerçekten oğlu Düzmece Mustafa’dır. Normalde Sultân
Mehmed’in ağabeyidir. Niğbolu Sancakbeyi Aydınoğlu Cüneyd’in de desteğini
alarak kıyam eden Düzmece Mustafa, Sultân Mehmed’e yenildi ve Bizans
İmparatoruna sığındı. Sultân Mehmed hayatta olduğu müddetçe salıverilmemek
ve buna karşılık İmparatora yılda 300.000 akçe ödenmek şartıyla anlaşma
yapıldı ve hatta bu anlaşmanın da etkisiyle Sultân Mehmed, 1420’de
İstanbul’da İmparator II. Manuel’i ziyaret bile etti.
Sultân Mehmed
Çelebi 39 yaşında vefat etti ve Bursa’daki Yeşil Türbeye defn olundu.
Vefatında Osmanlı devleti eski genişliğine ve kuvvetine ulaşmıştı. 24 kere
savaşa giren Mehmed Çelebi 40 yerinden yara almıştı. Samimi, dürüst,
dindar ve diplomat bir devlet
adamıydı.
ZEVCELERİ: 1- Şeh-zâde Kumru Hâtûn;
Amasyalı bir Paşa’nın torunu. 2- Emine Hâtun; Dulkadır oğlu Mehmed Bey’in
kızı ve II. Murad’ın annesi. ÇOCUKLARI: 1- Şehzâde Küçük Mustafa. 2-
Şehzâde II. Murâd. 3- Şehzâde Mahmûd. 4- Şehzâde Yusuf. 5- Şehzâde Ahmed.
Sultân Mehmed Çelebi zamanındaki
ileri gelen devlet adamları arasında, baştan beri onun sadık bir veziri
olan Bâyezid Paşa’yı, ilmiyeden gelen İbrahim Paşa’yı ve Bursa kahramanı
Hacı İvaz Paşa’yı; asrındaki büyük âlimler arasında Sa’deddin
Teftezânî’nin talebelerinden Mevlânâ Burhânüddin Haydar’ı, Mevlânâ Sarı
Ya’kub’u, Kara Ya’kub lakabıyla meşhur olan Ya’kub bin İdris’i, Kâfiyeci
lakabıyla meşhur Mevlânâ Muhyiddin’i ve Bâyezid-i Sofî’yi; zamanındaki
maneviyât erenlerinden özellikle Şeyh Abdüllatif’i, Amasyalı Pir İlyas’ı
ve Şeyh Muslihuddin Halife’yi; şâirlerden ise sadece Hüsrev ü Şirin
müellifi Şeyhi ile Molla Ezherî ve Şair Zihni’yi sayabiliriz
.